<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.antialem.com/sohbet/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.antialem.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Jul 2010 12:56:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Sağlıklı saçlara sahip olmak çok kolay Arkadaşlar</title>
		<link>http://www.antialem.com/saglikli-saclara-sahip-olmk-cok-kolay-arkadaslar.html</link>
		<comments>http://www.antialem.com/saglikli-saclara-sahip-olmk-cok-kolay-arkadaslar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 13:06:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bakımlı saçlar için]]></category>
		<category><![CDATA[dökülen saçalr için]]></category>
		<category><![CDATA[saç bakım bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[saç bakım önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[saç sağlığı için]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı saçalr için]]></category>
		<category><![CDATA[yaz saç bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antialem.com/?p=1179</guid>
		<description><![CDATA[Saç sağlığınızı kazanmak için, sadece bakım yapan şampuanlar mı kullanmaktasınız ?, saçlarınızın sağlığı için neler yapıyor sunuz? Buyrun saç sağlığımız için bilgi sahibi olalım, saç bakımımızı biliyormuş gibi bir şekilde gerçekleştirelim.. Sağlıklı saçlar kadın erkek hiç fark etmez bütün bireylerin hayali olmuş durumdadır. Bu hayali gerçekleştirmekte çok zor olduğu söylenemez. Kırılmalar yıpranmalar vb. her şey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.harikasohbet.com/wp-content/uploads/2010/05/saglikli-saclar-150x150.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.harikasohbet.com/wp-content/uploads/2010/05/saglikli-saclar-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Saç sağlığınızı kazanmak için, sadece bakım yapan şampuanlar mı kullanmaktasınız ?, saçlarınızın sağlığı için neler yapıyor sunuz? Buyrun saç sağlığımız için bilgi sahibi olalım, saç bakımımızı biliyormuş gibi bir şekilde gerçekleştirelim..<span id="more-1179"></span></p>
<p>Sağlıklı saçlar kadın erkek hiç fark etmez bütün bireylerin hayali olmuş durumdadır. Bu hayali gerçekleştirmekte çok zor olduğu söylenemez. Kırılmalar yıpranmalar vb. her şey saçlarınıza gereken önemi verdiğinizde son bulmaktadır!<br />
Sağlıklı beslenme çok önemli<br />
Öncelikle saçların kökünden beslendiği unutulmamalıdır. Dışarıdan uygulanan ürünler saçlara sağlık getirmez. Saçlar için gerekli olan vitamin ve mineraller ancak kan yolu ile saç köklerini besleyebilir. Memorial Hastanesi’nden Uzm. Dr. Tuğba Türe demir, çinko, vitamin B12, folik asit ve biotinden (kırmızı et, yumurta beyazı, kurubaklagiller, vs…) zengin beslenmenin saç sağlığı için gerekli olduğunu belirtiyor.<!--more--></p>
<p>Dengeli ve düzenli beslenmek, antioksidan yiyecekleri (sebze, meyve, vs…) gerektiği kadar tüketmek, düzenli uyku ve stresten uzak durmak saç sağlığı için önemlidir.</p>
<p>Saç kozmetiklerini bilinçsiz kullanmayın<br />
Saç boyası, renk açıcılar, jöle, köpük, sprey gibi kozmetik ürünlerin bilinçsiz kullanımı saçlara zarar verebilir. Saç şekillendirici ürünler sık kullanımda ve saçtan temizlenmediğinde saçta kalıntı oluşturarak saç tellerinde zayıflama ve kırılmalara neden olabilirler. Bu nedenle dikkatli bir şekilde kullanılması gerekir.</p>
<p>Saçlarınızı ılık su ile yıkayın<br />
Saçlar gün aşırı ve ılık su ile yıkanmalıdır. Ayrıca ikisi bir arada ürünler yerine şampuan ve saç kreminin ayrı ayrı uygulanması daha doğru olacaktır. Saç kreminin saç uçlarına sürülmesi yeterlidir.</p>
<p>Saçlarınızı çok sıcak kurutmayın<br />
Saçların kaba ve sert bir biçimde taranması saçları yıpratabilir. Eğer kuru ve zor taranan saçlara sahipseniz durulanmayan bakım ürünlerini kullanarak saçlarınızı koruyabilirsiniz. Ayrıca saçlar kurutulurken ve şekillendirirken çok sıcak uygulamalardan kaçınılmalıdır.</p>
<p>Güneşten saçlarınızı koruyun<br />
Güneş, klor ve deniz saçların kurumasına ve yıpranmasına neden olur. Şapka kullanımı dışında özellikle güneşin zararlı ışınlarına karşı özel saç koruma ürünlerinin kullanılması da faydalıdır.</p>
<p>Saçlarınızı sıkı toplamayın<br />
Özellikle alın bölgesinde bant şeklinde görülen saç dökülmelerinin en sık sebebi sıkı toplanmış saçlardır. Bu tarz uygulamalar, zaman içerisinde kıl köklerinin zarar görmesine ve saç kayıplarına neden olabilir.</p>
<div><a rel="tag" href="http://www.harikasohbet.com/sohbet/yaz-sac-bakimi"></a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antialem.com/saglikli-saclara-sahip-olmk-cok-kolay-arkadaslar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt tipine göre güneşten korunma yöntemleri</title>
		<link>http://www.antialem.com/cilt-tipine-gore-gunesten-korunma-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.antialem.com/cilt-tipine-gore-gunesten-korunma-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 11:35:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşırı hassas ciltler]]></category>
		<category><![CDATA[Az hassas ciltler]]></category>
		<category><![CDATA[Bazı insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[güneşlendikten sonra bronz bir ten]]></category>
		<category><![CDATA[Hassas ciltler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antialem.com/?p=1146</guid>
		<description><![CDATA[Evet arkadaşlar hepimizin bildiği üzere yaz artık geldi ve güneşin en zararlı ışınlarından korunma vakti de artık kapıya dayandı. Sevgili www.antialem.com kullanıcıları, cilt tipinize göre güneşten korunmanın yöntemleri… Bazı insanlar kısa bir süre güneşlendikten sonra bronz bir tene kavuşurken, bazıları da birkaç dakika güneşin altında kaldıktan sonra kıpkırmızı bir tene sahip olurlar. Bu nedenle güneşin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.harikasohbet.com/wp-content/uploads/2010/05/guneslenme-150x150.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.harikasohbet.com/wp-content/uploads/2010/05/guneslenme-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Evet arkadaşlar hepimizin bildiği üzere yaz artık geldi ve güneşin en zararlı ışınlarından korunma vakti de artık kapıya dayandı. Sevgili <a href="http://www.antialem.com">www.antialem.com</a> kullanıcıları, cilt tipinize göre güneşten korunmanın yöntemleri…</p>
<p>Bazı insanlar kısa bir süre güneşlendikten sonra bronz bir tene kavuşurken, bazıları da birkaç dakika güneşin altında kaldıktan sonra kıpkırmızı bir tene sahip olurlar.</p>
<p>Bu nedenle güneşin cildiniz üzerindeki etkisini tespit edip buna göre bir korunma yöntemi seçmenizde faydası bulunuyor.</p>
<p>1- Aşırı hassas ciltler<br />
Beyaz bir ten, beyaz-sarı veya kızıl saçlar, mavi veya yeşil gözler, ciltte çiller. Bu cilt tipine sahip olanlar genelde bronzlaşamaz, güneşte kızarırlar. İlk kez güneşe çıkarken, 5-10 dakikadan fazla kalmamalılar.</p>
<p>Güneşlenirken yüzlerine koruma faktörü 35, vücutlarına da koruma faktörü 30 olan ürünleri sürmeli, güneşin en yoğun olduğu saatlerde (11.00 – 16.00) asla şapkasız ve güneş gözlüksüz dışarı çıkmamalılar.</p>
<p>2- Hassas ciltler<br />
Açık renk ten, sarı veya kızıl saçlar, mavi veya yeşil gözler, ciltte çiller. Bu cilt tipine sahip olanlar, çabuk yanmalarına karşın çok zor bronzlaşırlar. İlk kez güneşe çıkarken, 10 – 20 dakikadan fazla kalmamalılar. Güneşlenirken yüzlerine ve vücutlarına koruma faktörü 20 – 30 olan ürünleri sürmeli, mutlaka suya dayanıklı ürünleri tercih etmeliler. Hafif bronzlaşmış olanlar, koruma faktörü 15 olan ürünleri kullanabilirler. Saat 11.00 – 15.00 arasında güneşe çıkmaktan kaçınmalılar.</p>
<p>3- Az hassas ciltler<br />
Açık, pembemsi cilt, mavi veya yeşil gözler. Güneşlenirken kızarmalarına rağmen bronzlaşmayı başaramazlar. İlk kez güneşe çıkarken, 15 – 25 dakikadan fazla kalmamalılar. Bu cilt tipine sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 10 olan ürünleri tercih etmeli ve saat 11.00 – 15.00 arasında gölgede veya şemsiye altında oturmalılar. Bronzlaşanlar, güneşlenirken koruma faktörü 8 olan ürünleri de tercih edebilirler.</p>
<p>4- Normal ciltler<br />
Buğday tenli, koyu sarı veya kumral saçlar, mavi, yeşil veya kahverengi gözler. Genelde çabuk bronzlaşır ve güneş yanığına maruz kalmazlar. İlk kez güneşe çıkarken, 20 – 30 dakikadan fazla kalmamalılar. Bu cilt tipine sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 8, su sporları yaparken koruma faktörü 10 ve suya dayanıklı olan ürünleri tercih etmeliler. Hafif bronzlaşmış olanlar, koruma faktörü 6 olan ürünleri kullanabilirler.</p>
<p>5- Sorunsuz ciltler<br />
Esmer ten, koyu kumral veya esmer saçlar, kahverengi gözler. Çabuk bronzlaşır ve güneş yanığı nedir bilmezler. Ama yine de güneşe ilk çıktıklarında 30 – 40 dakikadan fazla kalmamalılar. Sorunsuz bir cilde sahip olanlar, güneşlenirken koruma faktörü 6 olan ürünleri tercih edebilirler.</p>
<p>6- Alerjik ciltler<br />
Cildin güneşe karşı alerjik olmasının nedeni; UVA ışınları ve serbest radikallerdir. Bu nedenle uzmanlar, güneşe karşı alerjik bir cilde sahip olanların, tatile çıkmadan üç hafta önce, haftada 2 – 3 kez solaryuma girmelerinde fayda olduğunu söylüyorlar.</p>
<p>Alerjik olan ciltler, güneşlenirken koruma faktörü 20 – 25 olan ürünleri tercih etmeliler. Özellikle omuz, burun ve ayak tabanlarına bol miktarda koruyucu krem sürmeli ve her saat başı bunu tekrarlamalılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antialem.com/cilt-tipine-gore-gunesten-korunma-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zamanı belli olmayan yemek molaları ve uzun çalışma koşulları</title>
		<link>http://www.antialem.com/zamani-belli-olmayan-yemek-molalari-ve-uzun-calisma-kosullari.html</link>
		<comments>http://www.antialem.com/zamani-belli-olmayan-yemek-molalari-ve-uzun-calisma-kosullari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 07:38:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antialem.com/?p=1068</guid>
		<description><![CDATA[Zamanı belli olmayan yemek molaları ve uzun çalışma koşulları nedeni ile ofiste dengeli beslenmek zor olabiliyor. Oysa ki vücudumuzu korumanın birinci yolu yeterli ve dengeli beslenmeden geçiyor Şehirleşme ile birlikte, sabah erken kalkıp işe yetişme telaşı içinde atlanan kahvaltı güne enerjisiz başlanmasına neden oluyor. Kahvaltı yapılsa da kalori ve yağ oranı yüksek poğaça, açma, simit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.harikasohbet.com/wp-content/uploads/2009/12/masa-basi.jpg" alt="" /><br />
Zamanı belli olmayan yemek molaları ve uzun çalışma koşulları nedeni ile ofiste dengeli beslenmek zor olabiliyor. Oysa ki vücudumuzu korumanın birinci yolu yeterli ve dengeli beslenmeden geçiyor<span id="more-1068"></span></p>
<p>Şehirleşme ile birlikte, sabah erken kalkıp işe yetişme telaşı içinde atlanan kahvaltı güne enerjisiz başlanmasına neden oluyor.</p>
<p>Kahvaltı yapılsa da kalori ve yağ oranı yüksek poğaça, açma, simit gibi kolayca ulaşılabilen besinlerin tercih edilmesi kilo dengesinin korunmasını zorlaştırıyor.</p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Aksu, iş yerindeki uzun mesai saatleri nedeniyle iş performansının da etkilendiğini belirterek, bu konuda çeşitli önerilerde bulundu:<br />
ŞEKER DENGESİZLİĞİNE DİKKAT</p>
<p>Kan şekerindeki dengesizlik, iştah kontrolünde problem yaratıyor. Kan şekerini düzenlemek, kişinin kendine hakim olmasını da kolaylaştırıyor.</p>
<p>Kan şekeri dengesinin bozulması yeme nöbetlerinin gelişmesine, kontrolsüz yeme davranışının başlamasına neden oluyor.</p>
<p>Kan şekeri düşüp, açlık başladığında beyinsel fonksiyonlarda da azalma görülüyor. Konsantrasyon bozuluyor ve zihinsel beceriler yavaşlıyor.</p>
<p>Bu nedenle 2,5 – 3 saatlik aralarla beslenmek, öğün aralarının 5 saati aşmamasına özen göstermek gerekiyor. Ara öğünler için meyve, kepekli bisküvi, küçük kepekli bir sandviç veya tost, kuru meyveler, kontrollü miktarda fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, meyveli veya probiyotik yoğurtlar, süt, salep ve ayran tercih edilebilir.</p>
<p>POSASIZ BESLENME TEHLİKELİ</p>
<p>Posa-lif tüketimi tokluk süresini arttırırken, sürekli oturulduğu için gelişebilecek olan kabızlık problemini de en aza indirmeye yardımcı oluyor.</p>
<p>Posasız beslenme hem vücut hem de kan yağlarının artmasına yol açıyor. Gün içinde tüketilen sebze-meyve miktarını artırmaya, haftada 2-3 kere baklagil yemeye, beyaz ekmek yerine esmer ekmek, pirinç yerine bulgur tüketmeye özen göstererek, alınan posalı besin miktarının çoğaltılması gerekiyor.</p>
<p>KAHVE YERİNE SU</p>
<p>Özellikle masa başı çalışırken sıkıldıkça içilen ya da konuklara ikram ederken eşlik etmek için içilen çay, kahve ve gazlı içecekler su içme isteğini azaltıyor.</p>
<p>Diüretik etki göstererek vücudun su dengesini bozuyor. Su seviyesinin azalması ile yorgunluk, baş ağrısı ve dikkat problemi yaşanıyor.</p>
<p>Bitki çayları, süt, ayran, taze sıkılmış meyve suyu, maden suyu miktarları çok artırılmamak şartı ile tercih edilebilir. Kahve veya çay tüketmek istendiğinde tam süt ile yapılan kahve, limonlu soğuk çay veya yeşil çay içilebilir.</p>
<p>Ofis içi egzersizle enerjinizi arttırın!</p>
<p>Ofis içi egzersiz, kemik yoğunluğunun korunması açısından önem taşıyor. Böylece metabolizma hızı artıyor ve dinç, dinamik vücut sayesinde verimli çalışma sağlanıyor. Yemeğe giderken yürümek veya yemek sonrası kısa mesafeli yürüyüşler yapmak, ofis içinde asansör yerine merdiveni tercih etmek bile harcanan enerjiyi artırıyor. Orta şiddette haftada 150 dakika yürümek öneriliyor. Sağlıklı bir bireyin gün içinde 10 bin adım atması gerekiyor. Ofiste her saat başında iki defa yapılan esneklik egzersizleri de idealdir.</p>
<p>Haftada bir gün sütlü tatlıya izin</p>
<p>Ofisteki doğum günü partileri, özel davetler, konukların getirdiği tatlı, yaş pasta gibi ağır abur cuburlar da günlük aldığımız boş kalori miktarını arttırıyor. Tatlı yiyecekler çok istendiğinde, meyve tatlısı veya sütlü tatlılar ara öğün olarak haftada bir defa tüketilebilir.</p>
<p>Yeni Şafak</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antialem.com/zamani-belli-olmayan-yemek-molalari-ve-uzun-calisma-kosullari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukların obez olmaması için öneriler – obez nedir</title>
		<link>http://www.antialem.com/cocuklarin-obez-olmamasi-icin-oneriler-%e2%80%93-obez-nedir.html</link>
		<comments>http://www.antialem.com/cocuklarin-obez-olmamasi-icin-oneriler-%e2%80%93-obez-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 07:38:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antialem.com/?p=1066</guid>
		<description><![CDATA[Ailesiyle yemek yiyen, yeterince uyuyan ve az televizyon izleyen çocukların obez olma riski azalıyor. Ohio Üniversitesi’nden bilim adamları, 6 yaşından küçük 8550 çocuğun beslenme ve diğer bazı alışkanlığına ilişkin verileri inceledi. Haftada en az 5 kez akşam yemeğini ailesiyle yiyen, gece en az 10,5 saat uyuyan ve günde 2 saatten az televizyon izleyen çocukların aşırı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.harikasohbet.com/wp-content/uploads/2010/02/obez-150x150.jpg" alt="" /><br />
Ailesiyle yemek yiyen, yeterince uyuyan ve az televizyon izleyen çocukların obez olma riski azalıyor.<span id="more-1066"></span></p>
<p>Ohio Üniversitesi’nden bilim adamları, 6 yaşından küçük 8550 çocuğun beslenme ve diğer bazı alışkanlığına ilişkin verileri inceledi.</p>
<p>Haftada en az 5 kez akşam yemeğini ailesiyle yiyen, gece en az 10,5 saat uyuyan ve günde 2 saatten az televizyon izleyen çocukların aşırı kilolu olma riski yüzde 14, bunları uygulamayanların ise yüzde 24 olarak belirlendi.</p>
<p>“Pediatrics” dergisinde yayımlanan araştırmada, ailesiyle yemek yiyen çocukların daha fazla meyve ve sebze tükettiği, dolayısıyla daha zengin beslendiği, konuşma sayesinde yemeğin daha az ve ağır yendiğine dikkati çeken bilim adamları, gerektiğinden az uyuyan ve çok televizyon izleyen çocukların daha düzensiz ve dengesiz beslendiğini vurguladı.</p>
<p>Bu üç öneriden hangisinin daha önemli olduğu konusundaysa bilim adamları “tümü” yanıtını verdi.</p>
<p>Konuya ilişkin makale, Fransız “Le Figaro” gazetesinin internet sitesinde de yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antialem.com/cocuklarin-obez-olmamasi-icin-oneriler-%e2%80%93-obez-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>alzheimer hastalığı Nedir ? alzheimer hastalığı Tedavisi – alzheimer hastalığı için Yeni umut Kapısı</title>
		<link>http://www.antialem.com/alzheimer-hastaligi-nedir-alzheimer-hastaligi-tedavisi-%e2%80%93-alzheimer-hastaligi-icin-yeni-umut-kapisi.html</link>
		<comments>http://www.antialem.com/alzheimer-hastaligi-nedir-alzheimer-hastaligi-tedavisi-%e2%80%93-alzheimer-hastaligi-icin-yeni-umut-kapisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 08:02:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antialem.com/?p=976</guid>
		<description><![CDATA[Yeni bir görüntüleme tekniği sayesinde alzheimer hastalığına karşı geliştirilen deneysel bir ilacın işe yaradığı iddaa edildi.. İlaç şirketleri Pfizer, Elan Corporation ve Johnson &#038; Johnson tarafından geliştirilen ve alzheimer tedavisinde büyük ilerleme sağlayacağı düşünülen “bapineuzumab” isimli ilaç, 2008’de yapılan denemelerin ardından olumlu sonuç vermediği ve bazı deneklerde beyin büyümesine yol açtığı için bir kenara terk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.harikasohbet.com/wp-content/uploads/2010/03/alzheimer-150x150.jpg" alt="" /><br />
Yeni bir görüntüleme tekniği sayesinde alzheimer hastalığına karşı geliştirilen deneysel bir ilacın işe yaradığı iddaa edildi..<span id="more-976"></span></p>
<p>İlaç şirketleri Pfizer, Elan Corporation ve Johnson &#038; Johnson tarafından geliştirilen ve alzheimer tedavisinde büyük ilerleme sağlayacağı düşünülen “bapineuzumab” isimli ilaç, 2008’de yapılan denemelerin ardından olumlu sonuç vermediği ve bazı deneklerde beyin büyümesine yol açtığı için bir kenara terk edilmişti. Ancak yeni bir teknikten yararlanan bilim insanları, ilacın uygulandığı hastalarda alzheimer’a neden olduğu düşünülen beyindeki beta amiloid plağının yüzde 25 oranında azaldığını ortaya çıkardı. Araştırmayı yürüten Finlandiya’nın Turku Üniversitesi’nden Juha Rihne, araştırmaları için “İlacın, alzheimer hastalığının en büyük patolojik göstergesine (plak) etki edebildiğini gösterdi” yorumunu yaptı.</p>
<p>28 hastada yapılan incelemelerde, plak azalmasının ilacın her dozunda aynı oranda gerçekleştiği, ilacın genellikle sorun çıkarmamasına rağmen en yüksek doz verilen 2 hastada geçici beyin büyümesine yol açtığı ifade edildi. Sonuçları değerlendiren New York Mount Sinai Tıp Okulu’ndan Sam Gandy, henüz elimizde alzheimer’ı yok eden bir ilaç olduğunu söylemek için erken olsa da yaşayan hastalarda alzheimer’ı seyrini takip edebilmenin bile çığır açan bir gelişme olduğunu belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antialem.com/alzheimer-hastaligi-nedir-alzheimer-hastaligi-tedavisi-%e2%80%93-alzheimer-hastaligi-icin-yeni-umut-kapisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıvrımlı hatlar sarhoş edebilir dikkat edin ;P</title>
		<link>http://www.antialem.com/kivrimli-hatlar-sarhos-edebilir-dikkat-edin-p.html</link>
		<comments>http://www.antialem.com/kivrimli-hatlar-sarhos-edebilir-dikkat-edin-p.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 07:59:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antialem.com/?p=974</guid>
		<description><![CDATA[Yapılan araştırmaya göre, kıvrımlı hatlara sahip kadın vücuduna bakmak erkeklerde alkol tüketiminin yol açtığı aynı etkiye neden olmakda.. Kıvrımlı hatların beynin ödül hisleriyle bağlantılı bölümünü aktif hale getirdiğini söyleyen araştırmayı yapan uzmanlar, bulgularının Jennifer Lopez ve Beyonce Knowles gibi kıvrımlı hatlara sahip kadınların cinsel çekime yol açtığını söylüyor. Araştırmacılar ortalama 25 yaşlarında 14 erkek gönüllüyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.harikasohbet.com/wp-content/uploads/2010/03/kivrimli-hatlar-sarhos-ediyor-150x138.jpg" alt="" /><br />
Yapılan araştırmaya göre, kıvrımlı hatlara sahip kadın vücuduna bakmak erkeklerde alkol tüketiminin yol açtığı aynı etkiye neden olmakda..<span id="more-974"></span></p>
<p>Kıvrımlı hatların beynin ödül hisleriyle bağlantılı bölümünü aktif hale getirdiğini söyleyen araştırmayı yapan uzmanlar, bulgularının Jennifer Lopez ve Beyonce Knowles gibi kıvrımlı hatlara sahip kadınların cinsel çekime yol açtığını söylüyor.</p>
<p>Araştırmacılar ortalama 25 yaşlarında 14 erkek gönüllüyle yaptıkları çalışmada, bu kişilere yedi kadına ait popo resimleri gösterdi.</p>
<p>Daha sonra plastik cerrahi ile kadınların bel bölgelerindeki yağlar kalça bölgelerine yeniden dağıtıldı, ancak genel kilolarında bir değişiklik yapılmadı. Daha sonra bu kadınlara ait fotoğraflar yeniden erkeklere gösterildi.</p>
<p>Kadınların estetik operasyonun ardından gösterilen fotoğraflarına bakan erkeklerin beyin taramalarında ödüllendirme bölümünün aktif hale geldiği görüldü. Beynin ödüllendirme bölümü alkol ve uyuşturucuya da tepki veren bölüm.</p>
<p>ABD’deki Georgia Gwinnett Üniversitesi’nden araştırmacı Steven Platek, “Bu araştırma sonuçları porno bağımlılığını ve sözgelimi porno olmadığında oluşan ereksiyonla ilgili fonksiyon bozuklukları gibi rahatsızlıkları da anlamamızı kolaylaştırabilir. Bulgular ayrıca cinsel sadakatsizlik konusunun da bilimsel olarak incelenmesine katkı sunabilir” diye konuştu.</p>
<p>Araştırma ayrıca bir kadının vücut kitle indeksindeki (BMI) değişimlerin beynin sadece büyüklük ve şekle dair basit görsel beğenilerle bağlantılı bölgelerini etkilediğini ortaya koldu.</p>
<p>Platek’e göre, bu, vücuttaki yağın kadın güzelliğine dair yargıyı, toplum normlarından ziyade beyinle olan iletişim aracılığıyla etkilediğinin kanıtı olabilir.</p>
<p>Platek ve meslektaşı Devendra Singh, araştırma sonuçlarını PLoS ONE dergisinde yayınladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antialem.com/kivrimli-hatlar-sarhos-edebilir-dikkat-edin-p.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemik Erimesi – Kemik Erimesi Nedir – Kemik Erimesi Tedavisi – Sizde Risk Altında Olabilirsiniz!</title>
		<link>http://www.antialem.com/kemik-erimesi-%e2%80%93-kemik-erimesi-nedir-%e2%80%93-kemik-erimesi-tedavisi-%e2%80%93-sizde-risk-altinda-olabilirsiniz.html</link>
		<comments>http://www.antialem.com/kemik-erimesi-%e2%80%93-kemik-erimesi-nedir-%e2%80%93-kemik-erimesi-tedavisi-%e2%80%93-sizde-risk-altinda-olabilirsiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 07:58:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antialem.com/?p=972</guid>
		<description><![CDATA[Kemik erimesi mi var? Yoksa kemikleriniz sandığınızdan daha mı sağlıklı… Test etmeye ne dersiniz ? 1. Ailenizden birine ostreoporoz teşhisi koyuldu mu ya da hafif bir düşmeden sonra kalçasını kırdı mı? Evet/Hayır 2. Hafif bir düşmenin ardından herhangi bir yeriniz kırıldı mı? Evet/Hayır 3. Hiç üç aydan fazla kortizon vb. tablet tükettiniz mi? Evet/Hayır 4. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.harikasohbet.com/wp-content/uploads/2010/03/risk-150x140.jpg" alt="" /><br />
Kemik erimesi mi var? Yoksa kemikleriniz sandığınızdan daha mı sağlıklı… Test etmeye ne dersiniz ?<span id="more-972"></span></p>
<p>1. Ailenizden birine ostreoporoz teşhisi koyuldu mu ya da hafif bir düşmeden sonra kalçasını kırdı mı? Evet/Hayır<br />
2. Hafif bir düşmenin ardından herhangi bir yeriniz kırıldı mı? Evet/Hayır<br />
3. Hiç üç aydan fazla kortizon vb. tablet tükettiniz mi? Evet/Hayır<br />
4. Boyunuzun uzunluğunda yaşla birlikte üç santimetreden fazla bir kısalma oldu mu? Evet/Hayır<br />
5. Sıklıkla alkol tüketir misiniz? Evet/Hayır<br />
6. Günde 10 adetten fazla sigara içiyor musunuz? Evet/Hayır</p>
<p>Değerlendirme: Bir sorudan fazla “evet” yanıtı verdiyseniz, bu kemik erimenizin olduğunu göstermiyor ama risk altında olabileceğinize işaret ediyor. Doktorunuz kemik yoğunluğu testi yaptırıp yaptırmayacağınıza karar verecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antialem.com/kemik-erimesi-%e2%80%93-kemik-erimesi-nedir-%e2%80%93-kemik-erimesi-tedavisi-%e2%80%93-sizde-risk-altinda-olabilirsiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuantum tedavi yöntemi – Kuantum tedavisi Nedir – Kuantum Nedir Nasıl Yapılır</title>
		<link>http://www.antialem.com/kuantum-tedavi-yontemi-%e2%80%93-kuantum-tedavisi-nedir-%e2%80%93-kuantum-nedir-nasil-yapilir.html</link>
		<comments>http://www.antialem.com/kuantum-tedavi-yontemi-%e2%80%93-kuantum-tedavisi-nedir-%e2%80%93-kuantum-nedir-nasil-yapilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 07:57:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antialem.com/?p=970</guid>
		<description><![CDATA[Kuantum tedavi yöntemi ile ilaç kullanmadan ağrılarınızı dindirmenin mümkün olduğunu öğrenmek istiyormusunuz ? Namık Kemal Üniversitesi, (NKÜ) Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Cengiz Mordeniz, kuantum tedavi yöntemi ile ilaç kullanmadan ağrıları dindirmenin mümkün olduğunu bildirdi. Mordeniz, e yaptığı açıklamada, Anesteziyoloji Ana Bilim Dalı Ağrı Polikliniğinde olarak 6 aydır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.harikasohbet.com/wp-content/uploads/2010/03/Kuantum-tedavi-150x138.jpg" alt="" /><br />
Kuantum tedavi yöntemi ile ilaç kullanmadan ağrılarınızı dindirmenin mümkün olduğunu öğrenmek istiyormusunuz ?<span id="more-970"></span></p>
<p>Namık Kemal Üniversitesi, (NKÜ) Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Cengiz Mordeniz, kuantum tedavi yöntemi ile ilaç kullanmadan ağrıları dindirmenin mümkün olduğunu bildirdi.</p>
<p>Mordeniz, e yaptığı açıklamada, Anesteziyoloji Ana Bilim Dalı Ağrı Polikliniğinde olarak 6 aydır hizmet verdiklerini belirtti. Trakya Bölgesi<br />
için yeni olan polikliniğin ilgi odağı olduğunu bildiren Mordeniz, tedavi için değişik yörelerden ve yurt dışından bir çok hastanın polikliniğe başvurduğunu kaydetti.</p>
<p>Her yaşta, ancak yaşlılıkta sıklıkla karşılaşılan ağrının hastaları çaresizlik içerisinde bırakabildiğini anlatan Mordeniz, hastaların kapı kapı<br />
dolaşmalarına rağmen kesin çözüm bulamadığını veya ileri yaşta olduklarından istedikleri ilgiyi göremediğini söyledi.Mordeniz, kuantum tedavi yöntemini, ameliyat olamayan yaşlı, omurgasında dejenerasyon, kireçlenme olan veya ilaç tedavisine dirençli ve uzun süre kronik ağrıyla baş edemeyen hastalarda uyguladıklarını ifade etti.</p>
<p>-21.YÜZYIL TEDAVİ YÖNTEMİ-</p>
<p>Kuantum teşhis ve tedavisinin, Rusya’da uzay araştırmaları merkezlerinde geliştirilen ve 21. yüzyılın tıbbı olarak kabul edilen iğnesiz, ilaçsız ve yan etkisiz bir tedavi yöntemi olduğunu kaydeden Mordeniz, kendisinin de Moskova Kuantum Tıp Birliğinde aldığı eğitimden sonra Türkiye’de bu tedavi yöntemini uygulamaya başladıklarını ifade etti.</p>
<p>Mordeniz, 3 aylık süre içinde 100’ün üzerinde hastaya uyguladıkları bu yöntemde teşhis ve tedavide yüzde 90’lara varan başarı elde ettiklerini kaydetti. Rusların geliştirdiği bu yöntemi Tekirdağ’da uygulamaya koymuş olmaktan dolayı mutluluk duyduğunu ifade eden Mordeniz, bugüne kadar hastalarından aldıkları sonuçların umut verici olduğunu ifade etti.</p>
<p>Mordeniz, şunları kaydetti: “Kuantum yönteminin, ilaçsız tedavi yöntemi olarak daha geniş uygulama alanı olacağına inanıyoruz. Bu yöntem Rusya’da belirli yaşın üstündeki insanlarda direnci arttırmak, sporcuların müsabakalara hazırlanmasında ve hatta hayvanlarda,<br />
özellikle yarış atlarında başarıyla uygulanmaktadır. Tohumlar üzerinde yapılan araştırmalarda, kuantum uygulamasıyla daha dayanıklı tohumlar elde edilmektedir. Kuantum aslında rahatsızlığı, genel huzursuzluğu bulunan her hastaya uygulanabilir. Yan etkisi de olmadığı için hastaya uygulanmasında bir sakınca yoktur. Ameliyat olamayan yaşlı hastalara, ağrısı olan hastalara, omurgasında dejenerasyon, kireçlenme olan veya ilaç tedavisine dirençli hastalarda, uzun süre kronik ağrıyla baş edemeyen hastalarda bunu uygulamaktayız. Dikkat ettiğimiz konu ise eğer hastanın ameliyat olması gerekiyorsa kesinlikle bunu uygulamıyoruz, ameliyat olmasını öneriyoruz.”</p>
<p>-KUANTUM TEDAVİSİ-</p>
<p>Kuantum enformasyon teorisinin, geleneksel Çin tıbbından etkilenerek yeni bir tıbbi yaklaşım olduğunu ifade eden Mordeniz, yaklaşımın, tıptaki gibi hücrenin çekirdeği değil hücreler arasındaki iletişim kanallarına belirli dalga boyunda ışık vererek iletişim kanallarını uyarmak olduğunu söyledi. Böylece hastada mevcut olan rezervi kullanarak ağrılı veya hasarlı bölgenin yeniden organize edildiğini anlatan Mordeniz, bu yöntemin sadece hasarlı bölgeye etki ettiğini, hasar yoksa bölgeye “dost davrandığını” belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antialem.com/kuantum-tedavi-yontemi-%e2%80%93-kuantum-tedavisi-nedir-%e2%80%93-kuantum-nedir-nasil-yapilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uygun tedavi edilmeyen sinüzitler ciddi sorunlara yol açabiliyor</title>
		<link>http://www.antialem.com/uygun-tedavi-edilmeyen-sinuzitler-ciddi-sorunlara-yol-acabiliyor.html</link>
		<comments>http://www.antialem.com/uygun-tedavi-edilmeyen-sinuzitler-ciddi-sorunlara-yol-acabiliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 09:15:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antialem.com/uygun-tedavi-edilmeyen-sinuzitler-ciddi-sorunlara-yol-acabiliyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Adıyaman Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Murat Kar, sinüzitin tanımını yaparak, tedavi yöntemlerini açıkladı. Her erişkinde sinüs bulunduğuna dikkat çeken Kar, sinüslerin büyüklüğünün kişiye göre değişebileceğini ifade etti. Kar, “Burun ve sinüsler; bakteri ve virüslerin sık sık yerleşip iltihap yaptığı bölgelerdir. Bu bölgelerde her zaman iltihaba yol açacak bakteri ve virüs bulunur, ancak normal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Murat Kar, sinüzitin tanımını yaparak, tedavi yöntemlerini açıkladı. Her erişkinde sinüs bulunduğuna dikkat çeken Kar, sinüslerin büyüklüğünün kişiye göre değişebileceğini ifade etti.<span id="more-887"></span></p>
<p>Kar, “Burun ve sinüsler; bakteri ve virüslerin sık sık yerleşip iltihap yaptığı bölgelerdir. Bu bölgelerde her zaman iltihaba yol açacak bakteri ve virüs bulunur, ancak normal çalışan bir sinüste iltihap her zaman olmaz. Eğer sinüsün normal çalışmasına engel olacak bir durum varsa kolaylıkla sinüs iltihabı gelişir. Sinüzit en çok nezle, grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası gelişir.” dedi.</p>
<p>Sinüzit çeşitlerinin anlamlarına değinen Kar, açıklamalarına şöyle devam etti: “Akut sinüzit yeni oluşan sinüzit anlamına gelir. Uygun tedavi edildiğinde tamamen iyileşir. Ancak kronik sinüzit sinüslerde sürekli bir iltihap anlamına gelir ve tedavisi de zordur. Birçok kez ameliyat gerektirir. Akut ve kronik sinüzitin belirtileri biri birinden farklıdır. Akut sinüzitte şikayetler daha şiddetlidir. Hastayı en çok rahatsız eden şikayetlerden biri ağrıdır. Bu hangi sinüsün iltihaplandığına göre baş ağrısı, yüz ağrısı, göz çevresinde ağrı şeklinde olur. Genellikle öne doğru eğilmekle artar. Ayrıca burun tıkanıklığı, burun akıntısı, koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, ateş, çene ve dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme gibi belirtiler olur. Öksürük hem akut hem de kronik sinüzitin belirtisidir. Kronik sinüzitte şikayetler daha uzun süreli olmasına rağmen daha hafiftir. Ağrı daha seyrek hatta bazen yoktur. Hastayı en çok geniz akıntısı ve buna bağlı boğaz ağrısı ve öksürük rahatsız eder. Bunun dışında yine burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve ağız kokusu olur.”</p>
<p>Kronik sinüzit’in ameliyata kadar götürdüğünü kaydeden Kar, “Kronik sinüzitlerde, burunda et veya kemik eğriliği bulunması gibi durumlarda ya da komplikasyon gelişen vakalarda sinüzit ameliyatı gerekir. Sinüzit için yapılan ameliyatlar son yıllarda çok ilerlemiştir. Ameliyatta en önemli amaç, sinüs ağızlarının açılmasını sağlamak ve sinüslerin içini temizlemektir. Sinüzit uygun antibiyotik ve yardımcı ilaçlarla veya gerektiğinde ameliyatla tedavi edildiğinde ciddi problemlere yol açmayan bir hastalıktır.” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antialem.com/uygun-tedavi-edilmeyen-sinuzitler-ciddi-sorunlara-yol-acabiliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğru beslenerek hatalıklardan korunun</title>
		<link>http://www.antialem.com/dogru-beslenerek-hataliklardan-korunun.html</link>
		<comments>http://www.antialem.com/dogru-beslenerek-hataliklardan-korunun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 21:57:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.antialem.com/dogru-beslenerek-hataliklardan-korunun.html</guid>
		<description><![CDATA[İşte besinlerle güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturabilmenin pratik yolları… İçinde bulunduğumuz mevsim itibarıyla girip ve soğuk algınlığı başta olmak üzere pek çok hastalık kapımızı çalabilir ve gerek bedensel olarak gerekse de sosyal olarak pek çok risklerle karşı karşıya kalabiliriz. Özellikle son dönemde gündemde olan ve dünya çapında salgına yol açan H1N1 virüsü nedeniyle yaşamsal bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşte besinlerle güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturabilmenin pratik yolları…<span id="more-576"></span></p>
<p>İçinde bulunduğumuz mevsim itibarıyla girip ve soğuk algınlığı başta olmak üzere pek çok hastalık kapımızı çalabilir ve gerek bedensel olarak gerekse de sosyal olarak pek çok risklerle karşı karşıya kalabiliriz. Özellikle son dönemde gündemde olan ve dünya çapında salgına yol açan H1N1 virüsü nedeniyle yaşamsal bazı risklerle de karşılaşabiliriz. Oysa ki, tüm bu risklerle karşı karşıya kalmamak ve doğru beslenme tercihleriyle güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak oldukça mümkün… Peki, nasıl beslenmeliyiz ki hastalıklara karşı doğal bir kalkan oluşturabilelim? Alman Hastanesi’nden Diyetisyen Esra Aran, besinlerle güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturabilmenin pratik yollarını şöyle anlattı:</p>
<p>Doğru besin tercihi önemli!Hem sağlıklı hem de güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olabilmek için yapmamız gereken tek şey, vücudunuz için gerekli besin öğelerini belirlemek ve doğru besinlerle bağışıklık sisteminizi güçlendirmektir. Çünkü birçok hastalık vücudunuzun bağışıklık sisteminin düşmeye başladığı dönemde ortaya çıkmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de her geçen gün ortaya çıkan farklı gribal enfeksiyonlar birçok kişinin ölümüne neden olmaktadır. Mevsimsel değişikliklerle birlikte vücudunuzun hastalıklara yakalanma riski de artar. Güçlü bir bağışıklık sistemi için 7’den 70 ‘e herkesin özellikle tükettiği besinlere dikkat etmesi gerekmektedir.</p>
<p>Kendi başınıza diyet yapmayın!<br />
Kış mevsiminde vücudunuzu hastalıklardan korumak istiyorsanız, gün içerisinde vücudunuz için gerekli olan tüm besin öğelerini tüketmeye çalışınız. Hiçbir besini öğününüzden çıkartmayınız ya da azaltmayınız. Burada kuşkusuz ki diyetteki kişiler için kritik bir durum ortaya çıkmaktadır. Diyet yapan kişiler diyet programını mutlak surette diyetisyen eşliğinde yapmalı ve kendi başlarına diyet programı yapmamalıdırlar. Eğer diyetisyene gidecek maddi imkanları yoksa ve de fazla kiloya sahiplerse, diyete 5 ay için ara vermelidirler. Bu kişiler katı diyet listelerinden uzak durmalı ve vücutlarının bağışıklık sistemini kuvvetlendirmeye çalışmalıdırlar.<br />
İşte bağışıklık kalkanı oluşturmanın 12 yolu:</p>
<p>1-Kış aylarında bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için antioksidan olarak görev yapan A, C, E vitaminlerini ve beta karoteni günlük beslenmeniz içerisinde bol miktarda tüketmeniz gerekmektedir.<br />
2-Limon, portakal, greyfurt, dolma biber, enginar, brokoli ,maydanoz içerisinde bol miktarda C vitamini bulunmaktadır.<br />
3-Zeytinyağı, ceviz, ayçiçeği yağı, badem, fındık içerisinde bol miktarda E vitamini bulunmaktadır.<br />
4-C ve E vitamini bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı olduğu kadar vücudu birçok kanser türüne karşı da koruyucu rolü vardır.<br />
5-Turuncu, yeşil ve kırmızı sebze ve meyvelerde bol miktarda beta karoten bulunmaktadır. Bu besinler de bağışıklık sistemi hücrelerinin artmasına yardımcı olur. Aynı zamanda kansere karşıda koruyucu etkisi vardır.<br />
6-Gün içerisinde demir ve çinko yönünden zengin besinleri tüketerek vücudunuzun bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olabilirsiniz.<br />
7-Demir yönünden zengin besinler; özellikle kırmızı et, kuru kayısı, koyu yeşil yapraklı sebzeler… vb.<br />
8-Çinko yönünden zengin besinler; tam tahıllar, ekmek, et, balık, ceviz… vb.<br />
9-Kış aylarında hafta da en az 2 kere balık tüketmelisiniz. Balık Omega 3 ve Omega 6 yönünden zengindir. Balığı ızgara, buğulama veya fırında pişirerek tercih edebilirsiniz.<br />
10-Gün içerisinde su tüketiminizi arttırınız.<br />
11-Gün içerisinde tüketilen çay ve kahve yerine bitkisel çay tercih edebilirsiniz. Özellikle C vitamini yönünden zengin kuşburnu çayı içebilirsiniz.<br />
12-Egzersiz ve hareketlilikle de vücudunuzun bağışıklık sistemini kuvvetlendirebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.antialem.com/dogru-beslenerek-hataliklardan-korunun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
